Ana içeriğe atla

SANAT KELİMESİNİN SİNSİ OYUNU!

İnsanda güzel duygular uyandıran bir kelime aslında. Zaten olumlu bir anlam içeren bu kelimeye güzel ön eki getirmenin pek bir manası yok bence. Güzel sanatlar nedir yani? güzel olmayan bir sanat var mı? ya da güzel olmayana sanat mı denir başka bir anlam mı yüklenmeli. Acaba bu konuda insanlık yeni bir kelime bulmada tembellik mi yaptı? Koskoca memlekette Güzel Sanatlar Fakültesi diye de bölüm var. Sanat akademisi de, Sanat fakültesi de ama nedir ağa bu güzel sanatlar? Onu da geçtim savaş sanatı nedir? savaşın nesi insanda pozitif duygular uyandırıyor yahu! O kadar insan ölsün, onlarca çocuk sersefil olsun, sen buna sanat de! has....r ordan! Yapılan bu zalimliği insanların beyninde yumuşatma, belki de kendi vicdanlarını rahatlatma adına sinsice düşünülmüş bir detay. Dövüş sanatı da farklı değil. Karşıdakinin ağzını burnunu kırınca sanatçı mı olur insan? Yoksa insan denir mi o varlığa? Sanat kelimesinin sinsi oyununa kanmamak gerekli. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DEVİR ELEKTRİKLİ ARABA DEVRİ

N eden birden bire elektrikli arabalar piyasaya sürülmeye başlandı. Devlet neden destekliyor bunu. Çevrecilik manyağı olmadığımız zaten aşikar. Öyle olsa kaldırım kenarlarına fidanlar dikip onları odundan çitlerle insanlardan korumaya çalışmazdık zaten. Demek ki bu durum farklı bir durum. Olaya daha başından başlamak lazım. Tee Rahmetli Özal'a kadar gider bu iş. Nasıl mı? Ahanda böyle; Treni kominizm simgesi olarak görüp ülkedeki tren yollarının gelişmesini durdurup, bununla birlikte sırf amerikan otomobillerinin satılması için yol yapımlarına ağırlık verdiler. Yollar yapıldı, otomobiller de geldi ama sürecek adam yok. Tutup ilkokul mezununa "dan!" diye ehliyet verdiler. Para yok! Kredi verdiler. Ne yapıp edip arabaları sattılar yani anlayacağınız. N oldu sonra, arabaları benzin istedi. Benzin sattılar, Petrol yani.Bu tezgah gayet güzel işledi taaki akıllı insanlar arabalara lpg taktırana kadar. Lpg daha ekonomik, daha çevreciydi ama ekonomik dengeleri biraz bo...

ZAMAN YOLCULUĞU!

Olabilmesinin mümkün olduğunu düşünüyorum. Şöyleki bizim evrenizimin oluşum başlangıcından itibaren bu güne kadar olan zamanı alırsınız yıl * gün * saat * dakika * saniye * salise yaparsınız. Çıkan sonuç kadar bizim evrenimizden vardır. Ama bu bizim son halkada olmamız durumunda çıkacak olan sonuçtur ki biz son halkada değiliz. Yani bu sonuç bize geçmişe ne kadar gidebileceğimizi gösterir. Son halkada olmadığımızı da kader denen kelime bize açıklar. Kaderimiz aslında bizim bugünümüz değil gelecekteki biz'in geçmişidir.Biz gelecekteki "biz" in geçmişiyizdir. Dejavu da budur. Uyku esnasında o kadar yoğunlaşılır ki gelecekten görüntüler görülür fakat o görüntüler yaşanıncaya kadar hatırlanmaz. Ben bunu rüyamda daha önce yaşamıştım dersiniz ama aslında onu siz değil gelecekti siz çoktan yaşamıştır. Uzaylılar da aslında bizim gelecekteki halimizdir. Geleceğe Dönüş filminde olduğu gibi geçmişteki hallerini merak edip bir bakmak için geliyor olabilirler. Neden hep ABD'de gö...

RABBİM CLEVELAND DEDİ!

Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın eşi Ahsen Hanım 2009 da eşinin ameliyatı için istihareye yatmış ve kendisine Cleveland işaret edildiğini söylemişti. Ben de Rabbimizin bu tarz hizmetleri var madem, yararlanalım diye düşündüm.