1986 yılında Mc Donald's fast-food zinciri İtalya'da ilk şubesini açar. Mekan olarak da başkent Roma'nın en meşhur yerlerinden biri olan İspanyol merdivenlerine bakan bir dükkan seçer. Mc Donald's'tan burgerini kolasını kapan soluğu 17'nci yüzyıldan kalma tarihi basamaklarda alır. İtalyan gazeteci Carlo Petrini, fast food ve bu mimari şaheserin yarattığı zıtlığı içine sindiremez. Fast fooda inat, slow food, yani yavaş yemek akımını başlatır. Amaç fast foodun sunduğu üniforma tatlara karşı geleneksel lezzetleri korumak, yerel lezzetleri teşvik etmektir.
N eden birden bire elektrikli arabalar piyasaya sürülmeye başlandı. Devlet neden destekliyor bunu. Çevrecilik manyağı olmadığımız zaten aşikar. Öyle olsa kaldırım kenarlarına fidanlar dikip onları odundan çitlerle insanlardan korumaya çalışmazdık zaten. Demek ki bu durum farklı bir durum. Olaya daha başından başlamak lazım. Tee Rahmetli Özal'a kadar gider bu iş. Nasıl mı? Ahanda böyle; Treni kominizm simgesi olarak görüp ülkedeki tren yollarının gelişmesini durdurup, bununla birlikte sırf amerikan otomobillerinin satılması için yol yapımlarına ağırlık verdiler. Yollar yapıldı, otomobiller de geldi ama sürecek adam yok. Tutup ilkokul mezununa "dan!" diye ehliyet verdiler. Para yok! Kredi verdiler. Ne yapıp edip arabaları sattılar yani anlayacağınız. N oldu sonra, arabaları benzin istedi. Benzin sattılar, Petrol yani.Bu tezgah gayet güzel işledi taaki akıllı insanlar arabalara lpg taktırana kadar. Lpg daha ekonomik, daha çevreciydi ama ekonomik dengeleri biraz bo...
Yorumlar
Yorum Gönder